GönderenKonu: Doğuştan Kalça Çıkığı  (Okunma sayısı 364 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışıqldan_li

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 14
  • Puan +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Ad Soyad: Akın Süzer
    • Doğum Yılınız: 1992
    • Marka: Tofaş
    • Model: Doğan Slx
    • Model Yılı: 1994
    • Yakıt Tipi: Benzin+LPG
    Doğuştan Kalça Çıkığı
    « : 07 Mart 2016, 01:13:19 »
    gelişimsel kalça displazisi (gkd), kalçayı oluşturan yapıların intrauterin oluşumları sırasında normal olmalarına karşın, çeşitli nedenlerle sonradan yapısal bozulma gösterdiği dinamik bir hastalıktır.
    doğuştan kalça çıkığı, doğuştan femur başının asetabulumun dışında olması olarak tanımlanmakta idi. ancak kalça çıkığının her zaman konjenital, yani doğumsal olarak ortaya çıkmaması nedeniyle “doğuştan kalça çıkığı" yerine bugün artık “gelişimsel kalça displazisi (gkd)” terimi daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

    ortopedi yazılı kaynaklarının belli başlılarında ortalama 1000 canlı doğumda 1 oranında görüldüğü bildirilen gkd’ nin türkiye’deki görülme sıklığının 1000 canlı doğumda yaklaşık 5 ile 15 arasında olduğu öngörülmektedir. bu da ülkemizde her yıl tedavi edilmediği takdirde sakat kalma olasılığı olan yaklaşık 14-18 bin yenidoğan ile karşılaşıldığı anlamına gelmektedir. gkd kızlarda yaklaşık 4 ile 8 misli daha fazla görülür. sol kalçanın daha fazla etkilendiği bilinmektedir.

    gkd etyolojisinde birden fazla etken rol oynar; mekanik yapısal faktörler, (bağ doku gevşekliği, kapsüler yapı ve labrum, pulvinar, ligamentum teres, transvers asetabular bağ gibi asetabular yapılar), genetik (ırk özellikleri ve cinsiyet) ve mekanik çevresel faktörler (oligohidroamnioz, makat doğum, ilk doğum, doğum sonrası pozisyon) önemlidir.

    pozitif aile öyküsü olan, doğum öncesi makadi duruş ya da makadi doğum öyküsü olan, çoğul gebelik ya da oligohidroamniyoz öyküsü olan, tortikollis, metatarsus adduktus, pes kalkaneovalgus, gibi eşlik eden deformiteleri olan ve kundak uygulanan bebeklerde gkd daha sık görülmektedir. bunun yanında beyaz ırkta, ilk doğan kız çocuklar daha fazla risk altındadırlar. yukarıda belirtilen tüm etkenler “gkd için risk faktörleri” olarak adlandırılırlar. yenidoğan bebek kalçaları için fizyolojik pozisyon fleksiyon ve abduksiyondur. kalçaların ekstansiyon ve adduksiyona zorlandığı her durum gkd için risk oluşturmaktadır.

    yenidoğan döneminde ortolani ve barlow testleri önemlidir. her iki test de başparmaklar uyluk inferomedialinde, ikinci ve üçüncü parmaklar büyük trokanter üzerinde, kalçalar ve dizler 90 derece fleksiyondayken yapılır ve kalçaların bakısı tek tek yapılır.
    ortolani testinde kalça 90 derece fleksiyondayken, abduksiyona alınırken kalçanın bir engelden atlayarak yerine girmesi ikinci ve üçüncü parmak uçlarıyla hissedilir.
    barlow testinde bakısı yapılan tarafta kalça fleksiyonu azaltılıp adduksiyona alınırken arkaya doğru nazikçe itilir ve asetabulumdan arkaya doğru çıkıp çıkmadığı ikinci ve üçüncü parmak uçlarıyla hissedilir .
    abduksiyon kısıtlılığı oldukça güvenilir bir bakı yöntemidir ve özellikle tek taraflı gkd olgularında oldukça özgündür.
    bir başka fizik bakı yöntemi uyluk ve kasık pililerinde asimetri olup olmadığına bakılmasıdır.
    galeazzi (allis) belirtisi hasta sırtüstü yatarken, kalça ve dizler fleksiyonda dururken karşıdan bakıldığında dizlerin yüksekliği arasında eşitsizlik olması ve çıkık taraftaki dizin daha aşağıda olmasıdır.
    ancak, iki taraflı çıkıklarda abduksiyon kısıtlılığı, pili asimetrisi ya da galeazzi belirtisi yanıltıcı olabilir.

    son çalışmalar gkd’li çocuklarda yürümede gecikme olmadığını göstermiştir. yürüyen çocukta tek taraflı çıkıkta, etkilenen taraf kısadır ve parmak ucunda yürüme mevcuttur, gövde karşı tarafa doğru devrilir (trendelenburg yürüyüşü). çıkık tarafta ayağının üzerinde durunca yine çıkık taraftaki abduktor grubu kasların göreceli zayıflığına bağlı olarak pelvis karşı tarafa doğru devrilir (trendelenburg bulgusu). yürüyen çocukta iki taraflı çıkıkta iki taraflı trendelenburg yürüyüşü (ördekvari yürüyüş) ve artmış lumbar lordoz vardır. tedavi edilmeyen ya da tedavi sonrası komplikasyon gelişen olgularda ileri dönemlerde kalça ağrısı ve işlevlerinde bozulma görülebilir.

    yenidoğan kalçası ağırlıklı olarak kıkırdak yapıda olduğu için direk radyografi ile değerlendirmek zordur. bu dönemde asetabulum femurbaşı ilişkisini en iyi kalça ultrasonografisi (usg) ortaya koyar ve radyolojik tanıda yaşamın özellikle ilk 6 ayında kalça usg altın standarttır. kalça usg’nin en önemli olumlu yönleri hızlı ve kesin tanıya olanak vermesi, çocuk için x-ışını içermediğinden zararlı olmamasıdır. olumsuz yönleri ise deneyim gerektiren pahalı bir yöntem olması ve son derece hassas olduğu için fazladan tedaviye neden olabilmesidir.

    gkd tedavisinde amaç en kısa sürede kalça eklemini anatomik olarak yerine oturtmak, bunu sürdürerek asetabulum ve proksimal femurun normal gelişimini sağlamak, oluşabilecek kalıcı asetabular ya da femoral displaziyi gidermek ve femurbaşı avasküler nekrozu (avn) oluşmasını önleyerek hastaya yaşam boyu işlevsel bir kalça eklemi sağlamaktır. tanı ne kadar geç konursa yapılacak girişimlerin karmaşıklığı ve komplikasyon riski o kadar artarken, başarı şansı o kadar düşer. gkd tedavisinde özellikle yaşamın ilk 2-3 ayı altın dönemdir.

    ilk 6 ayda kalçayı abduksiyon ve fleksiyonda tutan dinamik ya da statik ortezlerle tedavi yapılır. gkd tedavisinde bol ara bezi uygulamasının yeri yoktur. dinamik bir yöntem olan pavlik bandajı uygulaması ya da pavlik yöntemi öncelikle yeğlenir. statik ortezlerden olan ilfeld-craig ve von rosen ortezlerinin yüksek başarı ve düşük komplikasyon hızına sahip oldukları da belirtilmiştir.

    6 aydan sonra konservatif yöntemlerle tedavi başarısız olup, çocuğun tedavisi hastenede yatarak ve ameliyathanede yapılır. 7-18 ay arasında birincil olarak ya da ilk 6 ayda konservatif yöntemlerin başarısız olduğu kalçalarda kapalı ya da açık redüksiyon yapılır. kalçanın kapalı redüksiyonu ve sonrasında redüksiyonun korunması için alçı uygulaması genel anestezi altında yapılır. redüksiyonun niteliği ve engel olabilecek yumuşak doku yapıları ekleme kontrast madde verilerek artrografi ile saptanır. açık redüksiyon, öncelikle başarısız kapalı redüksiyon sonrası yapılır. açık redüksiyonda, femurbaşının asetabulum içine girmesine engel olan eklem dışı ve eklem içi yumuşak doku engelleri ortadan kaldırılır.

    ortez tedavisi:

    frejka yastığı
    pavlik bandajı
    fetwas yastığı
    von rosen ortezi
    modifiye von rosen ortezi (kalça abduksiyon ortezi-kovboy ortezi)
    ilfeld ortezi, craig ortezi, tübinger ortezi
    surat ortezi, mc kibben ortezi
    ponseti ortezi
    john ortezi

    Fzt. Akın Süzer


    Hayatınıza hareket katıyorum...


     



    HideMyAss.com
    Otomobil Teknik Terimler Sözlüğügarantiliarabam.com.tr