Bir konuda sana katılıyorum; oda şu, şehir içi taşımacılık yapan minibüs sahipleri yani dolmuşların mal sahipleri şoför tutuyorlar. Bu şoförlerin seceresine bakmadan en çok parayı toplayana veriyorlar. Bunu minibüs (dolmuş hattı sahibi) bir arkadaşımdan dinledim, anlattıkları şöyle;
- Dolmuş mal sahipleri çok para toplayan yani, yolda yatarak (yavaş giderek) veya, süratli giderek her ne şekilde olursa olsun mal sahibi alacağı paraya bakıyor. Bu kiralık şoförlerinde seceresi onları hiç ilgilendirmiyor. Örneğin cinayetten yatıp, aftan yararlanıp çıkmış, tanıdığı 4 şoförün durakta çalıştığını ve bunlardan 3'ünün karısını öldürmekten hüküm giymiş olduğunu diğerininde kavgada adam öldürdüğü için hüküm giydiğini anlattı. Birbirlerine hitap ederken aynen şu şekilde hitap ediyorlar "napıyon la anasını ......" diğeri "bende senin ananı ...." diye hitap ediyorlar ve bu yüzden kavga bile etmezler diyor.
tabi elçiye zeval olmaz ama bende kulaklarımla bu hitap biçimini duyunca cinayet çıkacak şimdi dedim ama çıkmadı. Demek ki doğruymuş. 5 parmağın 5'i bir değil. Ama görünen o ki bu tür insanlar çoğunlukta.
yukarıdaki görüntüye gelince, abla madem arabadan inip şoföre tepkisini koyacaktı, bu kadar uzatmanın manası nedir? minibüs durunca sende dur, in arabadan güzelce ikaz et. yolcunun içinde küçük düşür, plakasını al, ihbar et. ama bu kadar uzatıp trafiğide tehlikeye sokmanın ne manası var?