öncelikle arabadan anlamıyorsan, iyi bir motor ustası ve bununla birlikte kaporta ustası bulman gerek. bundan sonrası işini kolaylaştırır. almayı düşündüğün aracın tramer kaydını sorgulatıp, araç sahibi ile görüşürsün. Araç hakkında ön bilgi alırsın. Daha sonra içine sinerse arabayı alıp hem motor ustasına hemde kaportacıya gösterirsin. Onlar seni yönlendirir.
hasarlı araç konusuna gelince, bu konu kişiden kişiye değişir. örneğin ben değişen parça olmadığı sürece 1 veya 2 parçada boyaya razı olurum. yada 3-5 yerde lokal boyayada elbette. sürtmeden yada herhangi bir sebeple çizilen aracın lokal boyanması veya parçanın tamamının boyanmasında sıkıntı görmem. insanlık halidir, ona görede pazarlık yapılır.
fakat değişen parçaların neden değiştiğini öğrenmek gerekir. mesela aracın sol 2 kapısı komple değişmiş denildiğinde aklıma hemen sol orta bölgeden ağır hasar aldığı gelir. tabi bu her zaman ağır hasar aldığı ve o yüzden değiştiği anlamına gelmez ama bu tip araçlara temkinli yaklaşırım. sol 2 kapısı değişmiş bir aracın şasesi ve direğinde bükülme olma ihtimali yüksektir. Diyeceksin ki eğri olsa ne olur? eğri şase balans ayarını asla yapamamak anlamına gelir ve araç özellikle yüksek hızlarda ok gibi düz gitmez. ya sağa ya sola kaçar. buda hayati risk anlamına gelir. yüksek hız yapmasan bile, yürüyen aksam dediğimiz tekerlekler ve rotlar gibi parçaların ayarını tutturmak zor olur veya hiç olmaz. Ayrıca bu tip hasarlı bir aracı elden çıkarmakta zor olur. Fiyat kırmak zorunda kalırsın ve buda ekonomik olarak insanı yorar.
15-20 yaşında yüksek km'li araçlarda alım sözkonusu olursa, motorun yeni toplanmış olması ve nasıl toplandığını motor ustasına kontrol ettirmeden alınmaz örneğin. yani kısaca şunu söyleyeyim, eğer iyi anlamıyorsan kesinlikle ustana baktırıp alacaksın. Bu aracı ister akrabandan al ister yabancıdan farketmez. Alışveriş başka dostluk başka.