GönderenKonu: Blade Runner 2049  (Okunma sayısı 303 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ÇevrimiçiYönetim

  • Admin
  • *
  • İleti: 85,208

  • Üye'ye 1168 defa
    Teşekkür Edildi

  • Puan +600/-17
  • Cinsiyet: Bay
    • ForumOtomobil
  • Ad Soyad: Administrator
  • Doğum Yılınız: 1977
  • Marka: Ford
  • Model: Fiesta 1.6 Powershift
  • Model Yılı: 2016
  • Yakıt Tipi: Benzin
Blade Runner 2049
« : 18 Ocak 2018, 09:50:46 »
Kamçılı adam Harrison Ford'un 1982 yılında yayınlanan Blade Runner isimli filminin 2018 yılı versiyonu. 1982 Yılı filminde de o zamanlardan 2019 yılını tasvir eden bir senaryo canlandırılmıştı. Şimdi ise 2049'u temsilen bir film canlandırılmış.

Blade Runner 2049 filminde Ryan Gosling ve Rick Deckard rolünde Harrison Ford oynamakta. Film 1982'de yapılmış filmin devamı ve o filmdeki karakterlerinde canlandırıldığı sahnelerde içermekte.

Peki bu filmin konusu nedir? Filmi izleyenlerin bir kısmı; filmi aşırı sıkıcı bulurken, bir kısmı içinse çok güzel olduğu düşüncesi hakim. Bana soracak olursanız eh işte diyebileceğim bir film. 6/10 puan verebilirim. IMDB'den 8,3/10 puan almış.

Filmde mutant yada replikant olarak adlandırılan, yarı biyolojik yarı mekanik insansı mekanizmaların illegal işlerde kullanılmasından doğan kaos ve kirli işlerin bir türlü düzeltilememesi ve bu replikantların ortadan kaldırılması gerektiği, bunları üreten firmanın işlerinin hükumet tarafından durdurulması ve bu replikantlar için özel avcıların olduğu belirtilmekte lakin bu durum 1982 yapımı olan Blade Runner filminden kalma bir senaryo, yeni filmde de böyle olacağını düşündük ama yeni filmde o dönemlerden kalma bir sır var. Biyolojik yollarla doğal olarak dünyaya getirilmiş bir bebeğin saklanması hikayesi. Cinsiyetini bile filmin sonuna doğru netlik kazandığı uzun metrajlı bu film aslında olağanüstü bir mesajı olmasa da, şu günlerde sık sık gündeme gelen yapay zeka ve robot teknolojisinin hızla geliştiğini düşünecek olursak, aslında Blade Runner filmi bence 1982 yılında yanılmamış.

Amerikan filmlerini izlerken hep şunu düşünürüm, fantastik ve bilim kurgu tarzındaki filmlerde işlenen neredeyse her konu, düşünülen en uçuk kaçık fikirler ve senaryolar günün birinde gerçek olarak gözümüzün önüne geliyor.

Nikola Tesla'nın ve Albert Einstein'ın zamanda yolculuk için yaptığı çalışmaların gelecekte bir yerlerde hayata geçirildiği düşüncesinden kendimi alamıyorum. Şayet bu gerçekleştiyse, yani zamanda seyahat etmek mümkün olduysa ki Philadelphia deneyi "28 Mart 1943" hep kafamı kurcalamıştır. O zaman gerçek olduğuna koşulsuz inandığımız birçok şeyin aslında insan zekasının bir ürünü olma ihtimali uykularımı kaçırıyor. Buna kutsallarımız da dahil olmak üzere birçok şeyde dahil. Neyse motoru fazla zorlamayalım. Filmi izleyecek olanlara bir öneri, film uzun metraj 2 saat 45 dakika sürüyor. Uzun metraj film sevmeyenler filmi 2 parça halinde izleyebilir. Film öyle ağır bir senaryoyla işlenmiş ki, izlerken filmi bırakıp gündelik işlerinize 8-10 dakika ayırdığınızda bile aynı konudan devam edebiliyorsunuz :)

İyi seyirler dilerim.
 

Linkleri Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Görebilmektedir. <a href="https://www.forumotomobil.com/forum/register/?PHPSESSID=610f29f11a5359043cb883510896594f">Kayıt Ol</a>&nbsp;yada&nbsp;<a href="https://www.forumotomobil.com/forum/login/?PHPSESSID=610f29f11a5359043cb883510896594f">Giriş Yap</a>


Zaman en kıymetli hazinedir


 




Kiev Kiralık Ev
Otomobil Teknik Terimler Sözlüğügarantiliarabam.com.tr