Film yorumum;
Nicolas Cage'in oynadığı filmleri çok severim. Yorumlarına ve tavsiyelerine bakmadan direk olarak izledim. Film Alaska'da gerçekten yaşanmış karanlık kadın cinayetlerini konu almış. Bulunan ceset sayısı 20'yi bulmamış bile ama kaybolan kadınların yaşadığı olaylara paralel olarak daha fazla cinayet işlendiği düşünülüyor. Cinayetin aydınlatılması ise şans eseri katilin elinden kurtulmayı başaran 18-20 yaşlarında bir hayat kadını tarafından deşifre ediliyor.
Katil kurbanlarını genellikle seçerek öldürüyor. Bu arada dindar bir kişiliğe ve muhafazakar bir aileye sahip olduğu biliniyor. Adam çok soğukkanlı. Pilot ve aynı zamanda avcı. 2 çocuğu ve eşiyle alaskada yaşıyor. Cesetleri bilerek buzlarla kaplı bir alanda açıkta bırakıyor ve yabani hayvanlar cesetleri parçalayarak yiyor.
Malesef bu olaylar gerçekmiş. Tabi katilin soğukkanlı oluşu, iz bırakmaması yıllarca yakalanmasını güçleştiriyor. Filmde emekliliğine sayılı günler kala bu seri cinayetleri aydınlatan polisi ile Nicolas Cage canlandırıyor. Aslında işin garip tarafı şu, cinayetleri çok sıradan ve alışılageldik şekilde işlemiş olması. Ayrıca ortalıkta çekinmeden silah fişeklerini bırakarakta delik gösteriyor ama mermi çekirdekleri ve silah olmadığı için balistik inceleme yapılamıyor.
Birde katili koruyan polisler var. O polisleri katil olmadığına inandırdığı için polisler bakış açısını değiştirmiyor. Aslında katil, hem bir tecavüzcü, hem sapık hemde hasta ruhlu bir insan müsvettesi.
Polisiye severlerin izlemesini öneririm.